ANA SAYFA
HAYATI
FOTOĞRAFLAR
VİDEOLAR
Eren Web Tasarım
HATIRALARI

HERKESİN BİR DERDİ VAR

Her insan bir hikâye kahramanı, her anımız bir hikâye konusudur. Hikâyelere konu olacak nice sevinçler yaşıyor ve onları dostlarımızla paylaşıyoruz; acılı günlerimize de dostlarımız ve onların teselli edici sözleriyle katlanabiliyoruz. Bu hikâyeler dünyası içinde, tabir yerinde ise “yuvarlanıp gidiyoruz” vesselam… Önemli olan; olaylara bir yazar gözü ile bakabilmek, yaşananların içinden hikâyeleri yakalayıp onları insanlığın malı hâline getirebilmektir. Sizlere bu anlayış çerçevesinde kaleme aldığım bir demet hikâye sunuyorum. Kitap; 12 hikâyeden oluşuyor, 150 sayfa.

(Temin adresi: ÖTÜKEN NEŞRİYAT)

DENİZLİ’NİN NASREDDİN HOCALARI

Her köy veya kasabamızda Nasreddin Hoca yaradılışlı -en az- bir insan vardır. Her yerleşme biriminde zaman içinde nice Nasreddin Hocalar yaşamıştır ve yaşamaktadır. Bu çalışmamla Nasreddin Hocalarımızı ve edebiyatımızın önemli ürünleri olan nice fıkrayı tespit etmeye çalıştım. Siz deyin, “Türk Halk Edebiyatı’na katkıda bulunuyorsunuz.”; ben diyeyim, “Türk Halk Edebiyatı hazinesinden birkaç damlayı siz okurlarıma sunuyorum.” Kitap, 296 sayfa.

(Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

TEST AİLESİ

Çocuk edebiyatı sahasında eserler vermek için uğraşırken, özellikle gençler ve daha ileri yaşlardaki kişilere hitap eden hikâyeler yazmaya da zaman ayırmaya çalıştım. Bu ürünlerden bazıları geçtiğimiz yıllarda çeşitli edebî dergilerde yayımlandı. Yirminci asrın ikinci yarısı ile yirmi birinci asrın ilk yıllarındaki insanlarımızı gözlemleyen, sosyal alanda aksayan yanlarımızı işleyen bu hikâyeler, mizahî bir çeşni katılarak tatlandırılmıştır. (23) hikâyenin yer aldığı bu kitap, 192 sayfa.

(Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

KABAĞA KURŞUN SIKMAK

İnsanoğlu çeşit çeşit özellikler gösterir. Kimi önüne çıkan fırsatları zorlayıp kendini gösterebilmek için hak etmediği yerlere tırmanır. Kimi mütevazi bir hayat sürmek istese de rahat yüzü görmez. Sonra bir başkadır bizim mahallî gazeteler ve televizyonlardaki anlayış ve uygulamalar. Bütün bunlar, hikâyeleşmeye değer konulardır. (7) hikâyeden oluşan bu kitap, 128 sayfa.

(Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

GÜFTEKÂR BEKÂR

Dudaklarınızda tebessümler oluşturacak (10) hikâye. Çevremizde yaşanan, şahit olduğumuz, bizi sevindiren veya üzen olayları mizahî bir dille işleyen ürünler. Hikâyele kahramanlarından Güftekâr Bekâr’ı tanıyacak ve onu siz de seveceksiniz. Patavatsız, içimizdeki birilerini sembolleştiriyor ve hâlimizin tercümanı durumunda… Eser, 128 sayfa.

(Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

DEDİKODUHANE

Mizahî hikâyelerle dolu bir kitap daha… Kitaptaki (7) hikâyeyi okuyunca dünyaya bir başka gözle bakacak ve “Bir dedikodu hanede mi yaşıyoruz?” diye soracaksınız. Son bölümdeki yazılı karikatürlerden oluşan “Bir Karikatürist Olsaydım” bölümü, bu dalda sanırım ilk çalışma. Eser, 128 sayfa.

(Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

ÇİMLERE BASMAYINIZ

(18) hikâyeden oluşan bir eser. Yazdığım ilk hikâyeler bu kitapta toplandı. Hikâye, malûmunuzdur, insanı, insanımızı anlatır. Ben de çevremde yaşananları ve yaşayanları bir hikâyeci olarak gözlemledim; onların edebiyat hazinemiz içinde yer almasını sağladım. Severek okuyacağınızı umuyorum. Kitap, 160 sayfa.

(Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

GÜDÜKLERİN VEDAT

Bir roman, 224 sayfa… 1970-1980 yılları arasında ülkemizde yaşanan huzursuzluk, ta köylerimize kadar yayılmıştı. O yıllar, maalesef çok az yazıldı. Ülkemizin ve insanımızın kara talihi olarak, tarihin tozlu sayfaları arasında kaldı. Halbuki, insanımızın ders alacağı o kadar çok şey vardı ki... Ciltlerle roman, hikâye, film olurdu. Bu eser, o yılları, vatan savunması yapan gençlerin arasında yaşayan bir insanın kaleminden çıkmıştır. Olayların bir dağ kasabasına yansıması konu edilmiştir. Son olarak şunu söylemek isterim: “Allah bir daha o günleri yaşatmasın; birliğimizi ve dirliğimizi bozmasın!”

(Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

ÖNCE HÜRRİYET

Bir roman daha… 1970-1971 ders yılında, Karaçay Türklerinin yaşadığı Afyon’un Gökçeyayla köyünde öğretmenlik ve incelemeler yaptım. 1905 yılında Kafkasya’dan Türkiye’ye göç etmelerinin hikâyesini dinledim. Göç hikâyesi, daha sonra bir roman olarak doğdu. -Türk dünyasında roman olarak işlenecek o kadar hatıra var ki.- Esere, 1978 yılında, Töre-Devlet Yayınevi tarafından düzenlenen yarışmada teşvik ödülü verildi. 140 sayfa…

(Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

DÜŞÜNME ODASI

Üç Tiyatro eserinden oluşan bir kitap. Liselerde ve ilköğretim okullarımızın ikinci kademesinde temsil edilebilecek oyunlar. Düşünme Odası, nemelazımcı zihniyetteki bir aileyi konu ediniyor. Bu esere, 1975 yılında Töre Devlet Yayınevi tarafından yapılan yarışmada teşvik ödülü verilmiştir. Deli Güllü; gelin kaynana münasebetlerini mizahî bir dille anlatıyor. Tornacı Hüseyin adlı oyunda, Ahilik geleneğimiz tanıtılıyor ve bu gelenekteki peştamal bağlama töreni anlatılıyor. Eser, 176 sayfa. (Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

ABLAM USTAM EMİNE IŞINSU

Bir atasözü vardır; “Çıraklığı olmayan işin ustalığı olmaz.” diye. Yazarlık konusunda benim ustam da ünlü romancı Emine Işınsu’dur. Bilgisayarın ve cep telefonlarının böyle yaygınlaşmadığı zamanlarda, ustama eserlerim konusunda mektuplar yazmışım, o da bana cevaplar vermiş. Mektuplar, hatıralar, eserlerimiz hakkında yazılar, düşünceler… Mektuplar ve yazılar bir kitap olacak kadar birikmişti. Ben de oturdum, yazdım. 128 sayfalık bu eserde, Çırak Kallimci’yi ve ustası Işınsu’yu tanıyacaksınız. (Temin adresi, HİKMET NEŞRİYAT)

DENİZLİ AHİLERİ

Zanaatkâr insanlarımızın çıraklıktan kalfalığa sonra da ustalığa geçişleri, çalışma ve üretmede uyacakları şartlar, yardımlaşmaları, Ahilik teşkilatı bünyesinde bir düzene bağlanmıştı. Denizli, yüzyıllar önce Ahi büyüklerinin yaşadığı ve o kuruluşun ahlâk ilkelerinin hâlâ zanaatkâr ve esnaflarımız üzerinde tesirli olduğu bir şehir. 96 sayfalık bu kitapta Denizli’deki Ahileri anlattım, Ahi büyüklerini tanıttım.

(Temin adresi: TİCARET ODASI- DENİZLİ)