SARAYKÖYLÜ PAMUKÇU GÜZELİNE

Karasaban, taş bağırlı toprakları
Bir taraftan bir tarafa aktarırken
Bir İlkbahar günü;
Benim sevdam
Toprakla birlikte hayat,
Yaşama havasını alır pamukçu güzeli.
Nasırlı eller,
Tohumları avuç avuç,
Neşe dolu bir türküyle serperken;
Benim sevdam
Tohumlarla birlikte düşer toprağa,
Her tohumda yeniden filizlenir.
 
Pamukçu güzeli!
Sen Sarayköy ovasında
Kat kat çapa yaparken pamuğa,
Nice pamukçu güzeli arkadaşlarınla;
Benim sevdamı da
Tereddütlerden, evhamlardan temizlersin,
Gün ışığına çıkarırsın,
Beslersin...
 
Pamukçu güzeli!
Sen bir üstlük örter başına,
Şalvarının üstüne bir peştamal dolarsın,
Kırmızılı...
Bir çift mest çekersin ayaklarına.
Vagon vagon
Tren katarlarında cepheye giden
Askerler gibisinizdir.
Şarkı ve türkülerin en neşelisi,
Oyunların en oynağı sizdedir;
Neşe kaynağısınızdır pamukçu güzeli...
On parmağınızda on marifet vardır sizin;
Belki bilmezsiniz mersiyi amma
En âlâsına sahipsinizdir hürmetin.
 
Pamukçu güzeli!
Sen, sıcak-soğuk bilmezsin;
Çubukta ve çapada
Ve pamuk toplamada
En iyi işçi sensin.
Sevdiğin yormaz seni pamukçu güzeli;
Bir ağaç gölgesinde,
Peynir ekmekten ibaret öğününde o;
Bir buçuk saatlik öğle uykunda o;
Çapayı vuruşunda o;
Kozadan her çekişinde pamuğu o vardır.
 
Sonbahar gelir pamukçu güzeli,
Sonbahar sana neşe getirir.
Düğün ayıdır Sonbahar,
Giyinir kuşanır düğünlere gidersin.
Sevdiğin sana bakar düğünde,
Sen bir başka oynarsın,
Ellerin bir başka çıtlar
Sevdiğinin önünde.
Gündüzleri,
Pamuğu ümit dolu toplarsın.
“Allah’ım!” dersin sonra,
“Benim şu pamuğu kozadan ayırışım gibi
Ayırma beni sevdiğimden;
Bu pamuk kozaları gibi
Mahrum bırakma beni.”
Sevdiğin ak pamuklara bağlıdır...
Sabır dolu beklersin,
Gözün ak pamuklarda,
Gözün iri pamuk balyalarında...
Ak ellerin topladığı ak pamuklar
Balya balya çoğalır.
Senin neşen, ümitlerin
Daha başka kabarır.
İçin içine sığmaz taşarsın;
En oynak türküleri dolarsın dudağına.
Önüne geçilmez artık
Darbukanın ve alkışların önünde
Oyuna daldığında...
 
Tonlarca,
Balya balya ak pamuklar
Satılır pamukçu güzeli.
Çeyiz parası olacaktır o paralar,
Sevdiğine kavuşturacaktır seni.
Baban,
Güneş yanığı yüzüne
Bir parça tebessüm gelen baban;
Bir oh çeker taa derinden.
Borç altında,
Dert altında
Bir yılın eziyetine katlanmıştır o da...
Önce meyhaneye ayrılır birazı paranın,
Sonra falan derde,
Sonra filan borca...
Bir yıl daha borç içinde, dert içinde
Beklemek düşer pamukçu güzeli;
Sana da,
Babana da...
Bana da…
 
(1967- ŞİİRLER YAKTIM)

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile