ANA SAYFA
HAYATI
FOTOĞRAFLAR
VİDEOLAR
Eren Web Tasarım
HATIRALARI

ACURBACAK

Bir vesile, bir inşaat işçisi ile tanışmama sebep olmuştu. Benden yaşça büyüktü, uzun boyluydu; sıcakkanlı, güler yüzlü, tatlı dilliydi. Hem boyu hem de bacakları ve kolları dikkati çekecek uzunluktaydı. Bir ilçede oturuyordu. Bir akrabamın evi de aynı ilçede idi.
O akrabam, beni ziyaretime gelmişti. Sohbetimizde, ortak tanıdığımız olan o uzun boylu inşaat işçisinin de kulaklarını çınlattık. Akrabam, dudaklarında hafif bir tebessümle;
-Biz ona, uzun bacaklarından dolayı “Acurbacak” deriz, dedi.
Bu konuşmalar ve “Acurbacak” tabiri, hafızamın derinliklerinde kaldı.
Sonraki aylarda, “Dedikoduhane” adını verdiğim bir hikâye beynimde oluşmaya başlamıştı. O hikâyede, ikinci kahraman olarak bir kişiyi tasarlıyordum. Asıl kahramandan farklı özellikler taşımalıydı; uzun boylu, uzun kollu ve bacaklı, sıcakkanlı…
Bu düşünceler içindeyken, yani hikâyeyi önce kafamda yazmakla meşgul iken beynimde bir şimşek çaktı. İçimden bir ses;
-Sen Acurbacak’ı tarif ediyorsun, diye dikkatimi çekti.
Sevindim… Hikâyenin ikinci kahramanı “Acurbacak” böylece doğmuş oluyordu ve ben o tipi daha iyi tasvir edebilecektim.
Zaman içinde hikâye, Acurbacak’ın 2. kahraman olarak yer aldığı hikâye, “Dedikoduhane” adıyla tamamlanacak ve bir hikâye kitabıma ad olacaktı.